“Neden iletişimi tercih ettim?”

IMG_8693

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal iletişim yüksek lisans programı kapsamında gerçekleşen Ustalarla Buluşma seminerlerinde bu hafta ÜNİTE İletişim Yürütme Kurulu Başkanı ve İDA (İletişim Şirketleri Derneği)Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Arıdağ üniversitemizdeydi. Pazarlama ve reklamcılık üzerine uzmanlığı bulunan sayın Arıdağ iş hayatında edindiği tecrübeleri dinleyiciler ile paylaştı.

Işıl Arıdağ ÜNİTE İletişim’in kurucusu olduğundan bahsettikten sonra hemen bir soruyla başlıyor; “Neden iletişimi  tercih ettim?”
Kendisi doktor ve avukat bir ailenin çocuğu, Robert Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü mezunu. Ayrıca psikoloji master programına da katılmış. Okumaya devam et

Reklamlar

İç İletişim Tiyatrosu

10150638_10156666513520422_1763420067643987263_n

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal iletişim yüksek lisans programı kapsamında gerçekleşen Ustalarla Buluşma seminerlerinde  bu hafta Turkcell İç İletişim Müdürü Alper Taylan alanı olan iç iletişim ve markanın iletişim taktikleri hakkında tüyolar paylaştı.

1975 Adana doğumlu Alper Taylan Çukurova Üniversitesi Fizik Bölümü mezunu, ilk Adana Turkcell’de sektöre adım atıyor ve 15 senedir bu marka ile çalışıyor. Sektöre pazarlama departmanıyla başlangıç yapan Taylan katıldığı bir marka kültürü yaratma isimli eğitim ile hayatının değiştiğini ve iç iletişime giden yolda bu seminerin hayatında çok önemli bir yeri olduğunu vurguladı. Bu dinleyeceğimiz semineri de hayatta bu kadar iç içe olduğumuz iletişimin  profesyonel hayata aktarımı olarak özetliyor. Okumaya devam et

26-27 Mart’ta Özgür Yazılım ve Linux Günleri Santralİstanbul’da #BilgiPRCC ev sahipliğinde…

oylg2016-rev (1)

2002’den beri her yıl ilkbaharda düzenlenen, alanının en büyük ve köklü
etkinliği olan Özgür Yazılım ve Linux Günleri bu yıl 26-27 Mart 2016
tarihlerinde, Santralİstanbul’da yapılacak. Etkinliği, Linux
Kullanıcıları Derneği ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Kurumsal İletişim Yüksek Lisans Programı beraber
düzenliyor.Oturumların 3 paralel salonda gerçekleşeceği etkinlik boyunca 50’ye
yakın konuşmacı, 40’tan fazla konu başlığında bilgi ve deneyimlerini
izleyicilere aktaracak. Seminerler, kısa oturumlar ve hızlı konuşma
oturumlarının yanı sıra, çeşitli çalışma toplantıları da etkinlik
programında yer alıyor.

Özgür Yazılım A.Ş., BilgiO, Kartaca ve Logsign sponsorluğundaki Özgür
Yazılım ve Linux Günleri 2016, özgür yazılımla ilgilenen herkesin
katılımına açık ve ücretsiz. Etkinlikle ilgili tüm detaylara web
sitesinden erişebilirsiniz:

http://www.ozguryazilimgunleri.org.tr

Etkinlik Programı

26 Mart 2016 Cumartesi

1. Salon

09:30-09:45 Açılış Konuşmaları
10:00-10:45 Özgür Yazılım, Özgür Kültür / Barış Büyükakyol
11:00-11:45 Emacs: Özgür Yazılım Devriminin Editörü / Üstün Özgür
12:00-13:00 Copyleft Nedir? Türkiye’de Uygulanabilir mi? / Ege Orhan

            BilgiO A.Ş., Siber Güvenlik ve Açık Kaynak Kod (*) / Sena
Kamer, Çağrı Ersen
Özgür Yazılım, Linux ve Sanat / Gökhan Cilam
13:00-14:00 Öğle Arası
14:00-14:45 Kanunun Pençesi Nereye Kadar? Mahremiyet, Güvenlik, Suç,
Takip… / Yaşar Safkan
15:00-15:45 Git Sürüm Takip Sistemi / Sadık Faruk Çetin
16:00-17:00 Özgür Coğrafi Bilgi Sistemleri / Mustafa Ergan
GnuMilion İstanbul İşi Özgür Coğrafi Bilgi Sistemi / Orkut
Murat Yılmaz2. Salon

10:00-10:45  Docker ve Apache Mesos ile Ölçeklenebilir Mikroservis
Mimarisi / Ahmet Emre Aladağ, Ilgaz Şumnulu
11:00-11:45  Kubernetes ile Container Kümesi Yönetimi / Fatih Arslan
12:00-13:00 Pgbarman ile PostgreSQL Yedekleme / Aydan Taşdemir
PostgreSQL için SQL Sorgularının İyileştirilmesi / Mehmet
Emin Karakaş
13:00-14:00 Öğle Arası
14:00-14:45 Apache Kafka ile Mesajlaşma Kuyruklarına Farklı Bir Bakış /
Emre Akış
15:00-15:45 Node.js ve Apache Kafka Gerçek Zamanlı Uyarılar / Hüseyin
Babal
16:00-17:00 Büyük Veri ve NoSQL Uygulamaları / Doruk Fişek
Apache Spark İle Kişiselleştirilmiş Öneri Sistemleri
Geliştirmek / Şükrü Hasdemir

3. Salon

10:00-10:45 Open Web Application Security Project – OWASP, Bünyamin Demir

                     HTTP Güvenlik Başlıkları ve Türkiye’deki Sitelerin Analizi / Emre Kısa
11:00-11:45  Uygulama Güvenliği Sızma Testlerinde Başarı Oranının

Arttırılması / Onur Karasalihoğlu

12:00-13:00 Ruby on Rails Web Çatısı Güvenliği / Muhammet Dilmaç
Web Uygulamalarında Ödül Avcılığı – Av Gözünden / Gökmen
Güreşçi
13:00-14:00 Öğle Arası
14:00-14:45 SSL Protokolüne karşı Güncel Saldırılar ve Korunma Yöntemleri /                         Özkan Boztaş
15:00-15:45 Web Uygulama Açıklıklarından Sistemi Ele Geçirmeye Giden Yol /                           Fatih Emiral
16:00-17:00  HTTP/2 ve Güvenlik / Alp Özgür27 Mart 2016 Pazar

1. Salon

10:00-10:45 Raspberry PI ve Görüntü İşleme / Murat Gezer, Sefa Saylan
11:00-11:45 Python/Kivy ile Mobil, Masaüstü, IoT Uygulamaları / Güray
Yıldırım
12:00-13:00 Arduino ile IoT / Sertan Deniz Saygılı
FreePBX ile VoIP Santrali / Aykut Sağlam
13:00-14:00 Öğle Arası
14:00-14:45 Openflow ile Ağ Cihazlarında Yaklaşan Özgür Yazılım
Devrimi / Gökhan Akın
15:00-15:45 Siber Güvenlik Dünyasında Açık Kaynak Tehdit İstihbaratı
Kavramı / Çağrı Ersen
16:00-17:00 Siber Tehdit Gözetleme ve SIEM Olarak Açık Kaynak
Sistemlerin Kullanımı / Huzeyfe Önal

2. Salon

10:00-10:45 PisiLinux (Özgür Kedicik ile Yola Çıkalım) / Varol
Maksutoğlu, Mehmet Sütcü
11:00-11:45 Yine Yeniden Özgür Yazılım / Kaan Özdinçer, Necdet Yücel
12:00-13:00 Çalışma Toplantısı: LKD nereye gidiyor?
13:00-14:00 Öğle Arası
14:00-14:45 Django Girls Tanışma Toplantısı
Kadın Yazılımcı Tanışma Toplantısı
15:00-15:45 Türkiye’de Hackathon Kültürü ve Özgür Hackathon’lar / Halil
Kaya, Fatih Kadır Akın
16:00-17:00 Çalışma Toplantısı: LibreOffice Geliştirme ve
Yaygınlaştırma

3. Salon

10:00-10:45 Yazılım geliştirme sürecinde kalite ölçümü / Zafer Çakmak
11:00-11:45 JBoss Wildfly Java EE Uygulama Sunucusu / Hakan Uygun
12:00-13:00 YunoHost ile Tembeller için Self-Hosting / Uğurcan Ergün
Bilişim Güvenliğinde Kariyer Yapmak (*) / Okan Türksever,
Roy Büyüksimkeşyan
Owncloud ile Online Depolama / Güven Atbakan
13:00-14:00 Öğle Arası
14:00-14:45 Crystal Programlama Dili / Serdar Doğruyol
15:00-15:45 Sistem Yöneticileri için Java Garbage Collector / Koray
Oksay
16:00-17:00 Yeni Geliştiriciler için Rehber Hazırlanması / Ahmet Emre
Aladağ
Neden Meteor ile Yapamadık? / Roy Büyüksimkeşyan
PHP 7’nin Yenilikleri / Emir Karşıyakalı

(*) Sponsor kurum oturumlarıdır.

http://www.ozguryazilimgunleri.org.tr

Girişimci Olmak

         

IMG_3181

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal İletişim yüksek lisans programı kapsamında gerçekleşen Ustalarla Buluşma dersi kapsamında bu hafta Girişimci Ayhan Yüce konuğumuzdu.

Ayhan Yüce 1973 Bursa doğumlu, İstanbul Üniversitesi İletişim mezunu. Amerika’ya master yapmak niyetiyle gidip ticarete atılıp master yapmaktan vazgeçmiş. Gelir yetmezliğinden dolayı çalışmaya başlayan Ayhan Yüce Türkiye’nin sayılı girişimcilerinden olmuştur. ‘Girşimciliğin en önemli kuralı ısrarcı olmaktır, yenilmekten, düşmekten, kaybetmekten korkmamaktır’ diyor. Okumaya devam et

İletişimde Yaratıcılığın Önemi

 

 

GoodWorks_1420789603

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal İletişim yüksek lisans programı kapsamında gerçekleşen Ustalarla Buluşma dersi kapsamında bu hafta GoodWorks Ajans Başkanı Ergun Gümrah, iletişimde yaratıcılığın önemini anlatdı.

20 senelik gazetecilik kariyerinin ardından 16 senedir iletişim danışmanlığı sektöründe hizmet veren Ergun Gümrah, insan beyninin oluşum sürecinden yola çıkarak yaratıcı düşüncenin önemine değinirken, yaratıcı düşüncenin nasıl harmanlanması ve iletişime dönüştürülmesi gerektiğine dair tecrübelerini paylaştı.

DSC_0188

Ergun Gümrah

Gümrah, ilkel sürüngenlikten modern insanlığa geçiş sürecinde bugün bildiğimize en yakın beynin 500 milyon yıl önce oluşmaya başladığını fakat beynin sağduyusunu sağlayan bölümünün 5 milyon yıl önce oluşmaya başladığını söylüyor. “Arada 495 milyon yıl var. Sizce insanlar hangi beyine göre düşünüyorlar? Sürüngen beyine göre mi, modern beyine göre mi? İnsanlar 500 milyon yıl önceki yapılarına göre düşünüyorlar ve bu beyin bazı özelliklere sahip; bir defa gözle önemli bir irtibatı var. Göz, işitmeden çok daha hızlı tepki veriyor. Ayrıca bu beyin oldukça duygusal; her şeyin başını ve sonunu kurguluyor. Hayat onun için basit diyebiliriz. Çünkü bundan 500 milyon yıl önce hayat sadece yemek bulmak ve sizden daha büyük hayvanlardan kendinizi korumak gibi varlığını devam ettirmeye dayanan ilkel güdülerle doluydu.”  İnsan beyninin sağduyusunu sağlayan bölümünün 5 milyon yıl önce oluşmaya başladığını düşünürsek hala ilkel ve yetersiz bir beyine sahip olduğumuzu söyleyen Gümrah, “Böyle bir beyine sahip olan insanların, gün içinde milyonlarca mesaj bombardımanına maruz kaldığı bir dünyada nasıl hepsini algılayabileceğini düşünün” diyor.

 

“İletişim ne için yapılıyor? Örneğin, markalar için. Markalar, insanların zihninde bir pay almak, fark edilmek ve sonucunda tercih edilmek istiyorlar. Fakat insanlara kendini fark ettirme işi de maalesef her geçen gün zorlaşıyor. Bu noktada iletişimin en önemli bileşenlerinden biri olan “yaratıcılık” ortaya çıkıyor. Benim bakış açıma göre yaratıcılık, iletişimde bir fark yaratıyor. Çünkü fark edilmek için farklı olmak lazım. Yaratıcı ve farklı olan projeler insanlara daha kolay ulaşıyor, zihinlerinde kalıyor; insanlar, yarın öbür gün bir marka veya bir şey tercih etmek istediklerinde zihninde kalanları tercih ediyorlar. Biz ne satabiliriz? Marka, fikir, hizmet, her ne olursa olsun bunu tercih ettirmek için yaratıcılık gerekiyor.”

İç iletişim yaparken de yaratıcılığın kullanılabileceğini söyleyen Gümrah, “Mesela çalışanlarınıza doğum günlerinde bir gül de gönderebilirsiniz, doğdukları gün çıkan gazeteyi bulup onu hediye de edebilirsiniz. İkisinin arasında bir fark var. Siz bu fikri geliştirip bir adım attığınızda iş anlamında çalışanlarınızın yaratıcı düşünmelerine de katkıda bulunmuş olursunuz. Neandertal beyin duygusaldır. İnsanlar sadece arada sırada düşünüyorlar” diyor. Tüm bu tavsiyelerin yanında şunu da unutmamak gerekiyor: Gümrah’a göre yaratıcılık tek başına bir şey ifade etmiyor. Çünkü yaratıcılık, bir düşünce eylemi; bununla birlikte hedef kitlenizi tanımalı, ona uygun strateji geliştirmeli ve bunu iyi bir şekilde uygulamalısınız. Kısacası, yüz kere ölçüp bir kere biçmelisiniz.

 

“PR, gazetecilerin haberlerini renklendirecek ürünler geliştirmektir”

fft22_mf2497482

Meme Kanseri Farkındalık Ay’ı kapsamında Beren Saat Anadolu Efes’in 2014 Avrupa Ligi ilk maçında top atışını gerçekleştiriyor.

Gümrah, GoodWorks olarak haber olacak materyaller üretmek üzerine yoğunlaştıklarını söylüyor. “Ben bir şeyin haber değeri olup olmadığını biliyorum

çünkü 20 sene gazetecilik yaptım. Gazetecinin temel olarak ilgisini çekebilecek ve haber değeri olabilecek projeler yaratmalısınız. PR’ın babası mesleğin tanımını yaparken ‘PR mesleği gazetecilerin haberlerini renklendirecek ürünler geliştirmektir’ diyor. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Basın bültenleri de en az projeler kadar önemli. Bir gazeteciye her gün binlerce basın bülteni gelir. Burada da fark edilmek için fark yaratmalısınız. Haber değeri olan şeyleri farklılaşan bir şekilde göndermelisiniz. Yoksa sizin bülteniniz de çöpe giden kağıt parçalarından biri olur.”

 

Ergun Gümrah’tan iletişimci adaylarına tavsiyeler…

“Üniversite eğitiminde, hedef kitle, mesaj ve paydaşlardan bahsedilir. Bunun önemini anlamak 10 sene sürer. Hedef kitle değişmedi aslında. Biz hala bir kişiye ulaşmak istiyoruz fakat milyonlarca kaynak var. Mesaj konusunda ise sadece fark edilebilinenler kişilere ulaşabiliyor. İnsanlar, her gün binlercesine maruz kaldığı reklam ve mesajların içinden sadece istediklerini seçiyorlar. Bu yüzden iletişimcilerin işi her geçen gün zorlaşıyor. İletişim kuramcısı Marshall McLuhan’ın da söylediği gibi artık mecranın kendisi bir mesaj haline geliyor.”
“Öncelikle, hangi sektöre hizmet veriyorsanız o işi iyi araştırmalısınız. Bu meslekte en önemli şey entelektüellik. Sanat ve kültürle yoğrulmasınız. Çok okumalı ve dünyayı takip etmelisiniz. Kimin iletişim alanında ne yaptığını bilmelisiniz. Kendini dönüştürebilen ve karşısındakini iyi anlayanlar bu işi iyi yapabilirler. Değişime ayak uydurmak zorundasınız. PR mesleği bir mesajı iletmekle son bulmaz; mesajdan gelecek geri dönüşleri değerlendirmek ve bu geri dönüşlere göre kendinizi dönüştürmekle devam eden bir süreçtir. Her zaman yaptığınız işi ‘acaba daha iyisi olabilir mi?’ diye sorgulamasınız. Sınırlarınızı yıkmalısınız. Sınırların olduğu bir yerde yaratıcılıktan bahsedilemez.”

 

Yazı: Mine Bertan Yılmaz

PUB 521 Ustalarla Buluşma dersinin bu yılki lk konuğu Hootsuite Türkiye idi…

   hootsuite   Google Docs    

 

          Kurumsal İletişim Yüksek Lisans programı derslerinden olan ve artık geleneksel bir formata dönüşen PUB 521 Ustalarla Buluşma dersi kapsamında bu yılın ilk konuğu Hootsuite Türkiye partneri Deniz Umut Dereli oldu. Dereli konuşmasında aslında birçok şirketin ve bireylerin sosyal medya mecralarının yönetimini kolaylaştıran bir operasyondan bahsetti. Hootsuite şu an 175 ülkede kullanılan ülkemizde ise oldukça yeni bir oluşum olarak karşımıza çıkıyor. Uygulama size ve şirketlere sosyal medya hesaplarını tek bir panelden yönetimini sağlıyor. Uygulama hem web hem de mobil de kullanıma açık olup bireysel kullanımlarda herhangi bir ücret talep etmiyor.

            hootsuite   Google Docs2

Herkes Günümüzde Sosyal Medya Uzmanı

    Dereli eli kalem tutan, dijital mecralara meraklı bireylerin sosyal medya uzmanı alanları için başvurular yaptığını söylüyor. Aslında Türkiye her ne kadar internet kullanımı konusunda birçok ülkeye ciddi farklar atsa da henüz bir sosyal medya iletişimi ve yönetimi konusunda iddialı bir ülke değil. Bunun aslında birçok nedeni var bunların en önemlisi şirketlerin yönetici sınıfının bu alana gerekli değeri vermemesi ve geleceği tasarlamadaki başarısızlıkları. Dereli Avrupa’da bir şirketin 20-25 sosyal medya uzmanı ile çalıştığını fakat bu sayının Türkiye’de 2-3 olduğunu söylüyor. işte bu bağlamda sosyal medya uzmanı sıfatını alabilecek kişilerin bu yönetim ve iletişim konusunda çok iyi yetiştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

       Firmaların büyük bir kısmı sosyal medyada sadece var olmak için bulunuyorlar. İçerik üretimi ve paydaş iletişiminde oldukça zayıf kalmaları bu konudaki hataları da beraberinde getiriyor. Örneğin bir birçok firmanın sosyal medya hesaplarını yönetenler bu hesaplar arasında yanlış ve “ti’ye” alınabilecek hatalar yapabiliyorlar. İşte bu noktada Hootsuite’de bu hataları en aza indirgeme vaadinde bulunuyor. Limited user özelliği ile hesapların yönetimi tek bir elde toplanıyor fakat içerik birçok kişinin onayından sonra servis ediliyor.

hootsuite   Google Docs3

       Dereli yer aldığı firmalarda sosyal medya hesaplarından müşterilerle yapılan iletişimin de bir limiti olması gerektiğini söylüyor. Müşterinin şikayeti üzerine olayı o alanda çözmek yerine içerde halledebilmek için çeşitli kalıp yorumlar yapılmasının daha doğru bir iletişim yöntemi olduğunu dile getiriyor.  “Bize iletişim bilgilerinizi direk mesaj ile gönderirseniz sizinle en yakın zamanda irtibata geçilecektir iyi günler dileriz” bu kalıplardan yalnızca biri.  Seçeceğiniz bu kalıp yorumlardaki yaratıcılık veya klişeye düşme durumu size kalmış. Bu biraz da sorunları en aza indirmek için tercih edilmiş bir yöntem.

Bir Markanın Kimliği Olmalı

hootsuite   Google Docs3

     Aslında dijital mecralar bu kadar güçlü değilken ya da hiç yokken şu günlerde de hala devam eden reklamlar üzerinden bir dil yaratıyorlardı. Dediğimiz gibi hala bu yöntem mevcut ama bir sosyal medya etkisi kadar güçlü mü tartışılır. Bu konuda aslında en başarılı marka örneği Kadıköy Belediyesi demek yanlış olmaz. Dereli aslında bunu çok güzel bir cümleyle özetliyor “Kadıköy Belediyesi’ni bir kişiyle özdeşleştirecek olsak İlber Ortaylı derdim. Esprili, ukala, bilgili, bazen sert bazen tatlı. Yani Kadıköy Belediyesi bizim için artık bir dört duvar değil.” Bireyler için de bu konu farklı bir yönden uyarlanabilir; iletişimde kullanılan dil. Yılmaz Vural ve Atilla Taş buna en iyi iki örnek aslında. Bu iki isim şu sıralar kullandıkları dil ve inşa ettikleri kimlik sayesinde Twitter’da oldukça sevilen ve haklarında olumsuz yorumların oldukça az olduğu iki isim olarak karşımıza çıkıyor.  

       hootsuite   Google Docs5

        Hootsuite ile sosyal medya hesaplarınızı tek panelden nasıl daha iyi yönetildiğini deneyimlemek size kalmış fakat bir gerçek var ki bu paydaşların dilini ve önemini anlamadan da başarılı olmak artık hem kurumsal hem de bireysel olarak pek kolay değil.

 

Metni hazırlayan Uğur Uysal’a teşekkürler… 

 

16 Aralık’ta Seminer: ‘Kentlerdeki Suriyeli Sığınmacılar ve toplumsal etkileşim’ by @bilgi_pr

SIMDI_DINLEME_ZAMANI_MAILING_FINAL_2_

İstanbul Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü son sınıf öğrencileri tarafından düzenlenen, ‘Kentlerdeki Suriyeli Sığınmacılar ve toplumsal etkileşim’ konularının ele alınacağı ‘Şimdi Dinleme Zamanı’ adlı seminerde sizleri de aramızda görmekten onur duyarız.

 

 

Yer:                   Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü E1-301

Tarih:                16 Aralık Çarşamba

Saat:                 10:30-14:00

 

Konuşmacılar

1.Oturum

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Eski Dış İlişkiler Sorumlusu

Metin Çorabatır

İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Ayhan Kaya

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

Avukat Taner Kılıç

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği Ruh Sağlığı Hizmetleri Sorumlusu Klinik PsikologCansu Alözkan

2.Oturum

Anadolu Kültür Program Koordinatörü

Ülkü Zümray Kutlu (moderatör)

Hayata Destek Derneği Çalışanı

Rana Safaa Sayah

Hamiş Suriye Kültür Merkezi Üyesi

Şenay Özden

Small Projects İstanbul İletişim Müdürü

Anna Tuson