Teknik Bilgisi Olmayan Kişilerle Teknik Konuşmanın Püf Noktaları

Teknik altyapıya sahip olmayan müşterilere internetin karmaşıklığını anlatmak elbette oldukça zordur. Ama aynı zamanda çalışırken yapacağınız en önemli şeylerden biri de bu. Eğer pazarlama, destek, satış ya da UX ‘te çalışıyorsanız, kendinizi daima teknik kavramların açıklacısı olarak bulacaksınız.

Bu yazıyı yazan kişi;  Intercom’da çalışan başarılı bir mühendis. Ve yazısının başında şöyle söylüyor; “Ben müşterilerimiz ve geliştiricilerimiz arasındaki bir API gibiyim. Her günüm müşterilerimizin teknik sorularını “çevirmek” ve onların ürünlerimizden kopmamasını sağlamakla geçiyor. Ve bu yazıda da; teknik altyapıya sahip olmayan birine teknolojiyi açıklamalarını sağlayacak birkaç hile paylaşacağız”.

İşte teknik bilgisi olmayan kişilerle teknik konuşmanın 4 püf noktası:

1) Hiçbir şey bilmediğini varsaymak

5db59cf1-2_0ei09p0ei09o000000

Geleneksel kanı; “Annene anlatır gibi açıklamak”. Peki ya o kişinin annesinin bilgisayar bilimleri alanında doktorası varsa? İnsanlar hakkında bir şeyleri varsayarsak bu yıkıcı, saldırgan ve kötü olabilir… Okumaya devam et

Reklamlar

Her Adımınızda Müşteriden Daha İyi Feedback Alın

İş hayatında, işinizin her aşamasında farklı hedefleriniz ve bununla alakalı müşteri iletişimi için farklı yöntemleriniz olacak. Doğru iletişim taktiklerine sahip olmak ve bunları bilmek işinizi bir sonraki aşamaya geçirmenize oldukça katkı sağlayacaktır. Bunun için; her zaman tüketiciyi dinleyip, onlardan feedback almanın ve onları mutlu etmenin en iyi yolunu bulmanız gerek. Bu yazıda da; iletişim taktiklerini doğru kullanmayı ve müşterilerden nasıl iyi feedback alınacağını öğrenecekiniz.

1. Adım:

Bir ürün yaratmadan önce karşılaşabileceğiniz problemleri önlemek veya çözmek adına onları doğru anlamanız gerektiğini bilmeniz gerekir. Bu nedenle önce potansiyel müşterilerle konuşmak gerek.

Eğer fikriniz bir probleme dayalıysa, bu herkesin aynı probleme sahip olduğu ya da olacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle; insanlarla konuşmak ve onlarla iletişim kurmak; probleminizi çözecek ve size yardımcı olacak en önemli yol…

Ne inşa ettiğinizi ve ne yapacağınızı anlamanızı sağlayacak 2 önemli metod var;

1) Müşteri geliştirme

“Customer Development” Steve Blank tarafından oluşturulan bir müşteri geri bildirim yöntemi. Bu yöntemde insanların sahip olduğunu düşündüğümüz bir problem hakkında basit bir hipotez oluşturup, bir tahmin yürütülüyor. Ardından da konuşulacak kişileri bulup, onlara doğru sorular sormak ve sorunu çözmeyi sağlayacak ana problemi bulmak gerekiyor.

Kısacası “müşteri geliştirme” tamamıyla öğrenmek ve keşfetmek ile alakalı.

2) Kullanıcı Araştırması

Öncelikle, ürünü kimin kullanacağını düşünüyorsun buna karar verip,  bir hedef belirlemek ve bir prototip oluşturmak gerekiyor.

Örneğin; Tıklanabilir bir prototip oluşturarak kullanıcılarınızın ürününüz hakkında ne düşündüğünü görebilirsiniz. Invision UXpin

Ya da ürününüzü kullanan insanların videolarını çekebilirsiniz. Çünkü o an ürün hakkında ne düşündüğünü, tepkisinden vs anlayabilirsiniz. get a 5-minute video right now

2. Adım:

İlk olarak; ürününüzün ilk versiyonu yayınlandıktan sonra, kullanıcılardan olumlu ya da olumsuz birçok yorum alacaksınız. Bu nedenle geri bildirim almaya oldukça aç olmalısınız! Bolca yorum yağacağından, elbette cevap vermeye de hazır olmanız gerek!

Ürününüz hakkında kolayca  feedback almanızı sağlayacak birkaç basit yol var:

Örneğin; ürününüzü alan herkese onlara ürün hakkında ne düşündüğünü soran bir mail gönderin. Ya da yine e-mail üzerinden bir anket yapın . Bir takım site ve bloglarla ürününüzü eşleştirin.

Jobs to be Done (JTBD)

Muhtemelen ürününüz ne işe yarayacak, kimler ürünü kullanacak diye düşünüyor olacaksınız. JTBD metodu da bunu anlamanızı sağlayacak bir yöntem. Harvard Business School ‘da profesör olan Clayton Christensen, bu durumu  milkshake üzerinden yalnızca 5 dk. Da anlatmış mesela;

JTBD için birkaç yararlı kaynak:

JTBD ana sayfası

Müşteriye değil, işe odaklan

JTBD görüşmesi nasıl yapılır?

3. Adım:

Üretilen ürün pazarda büyümeye hazır olduktan sonra; işi büyütmeden önce pazarın ve ürünün “uygun” olması oldukça önemli. Hazır mısınız yoksa değil misiniz bunu tüketiciye soracağınız birkaç soruyla öğrenebilirsiniz.

22

Girişimci ve pazarlamacı Sean Ellis; ürünün ve pazarın uygun olup olmadığını görmek için müşterilere sorabileceğiniz sorular hazırlayan ücretsiz bir website yaratmış. Sitenin adı: Survey.io

Sonuç olarak; müşteri ile iletişim kurmak genellikle bir angarya olarak görülüyor ve müşterinin ne düşündüğünü duymanın ve onlardan geri bildirim almanın zaman aldığı düşünülüyor. Ancak doğru feedback almak, işin her aşamasında önemli olan ve size oldukça fayda sağlayacak bir şey.

Kısacası; her işte, müşterinin problemini çözebiliyor olmak her şeyden önemli !

Kaynak:  Get Better Customer Feedback at Each Stage of Your Company

Didem Özkaymaz

Facebook ile çok daha ulaşılabilir bir Dünya…

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal İletişim Yüksek Lisans Programı; #PUB527 dersinin bu haftaki konuğu Facebook Londra Ofisi FMCG Perakende Sorumlusu Özge Gilan’dı. Facebook’a, hayatımızı kolaylaştıran uygulamalara, rakiplerine ve pazara dair fikirlerini paylaşan Özge Gilan öğrencilerin de katılımı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.

facebookFacebook Londra Ofisi FMCG Perakende Sorumlusu Özge Gilan, Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Unilever, Danone gibi şirketlerde çalışmış. Şimdi ise Gilan, Facebook’un Londra Ofisi’nde Türkiye’den sorumlu 8 kişiden biri.

Facebook neler yapıyor, büyük reklam verenler daha etkili iletişim için ne yapabilir, içeriği daha etkili nasıl kullanabilir ve sunabilirler gibi konulardan bahsedilen etkinlikte; özelikle content üretiminin önemine değinildi.  Etkili iletişimin yolu ise; “içeriği, datayı çok iyi kullanmaktan ve sunmaktan geçiyor” denildi.

11042145_416071911884286_1926656272_n[1]

“Our mission has not changed: make the World more open and connected.”

Facebook aslında çok yeni bir şirket ancak hayatımıza öyle bir girdi ki; insanların birbirine kolayca ulaşmalarını, birbirlerinden haberdar olmalarını sağlayan bir platform haline geldi. Facebook yalnızca Facebook’tan ibaret olmadığına değinen Gilan; Instagram, Messenger, WhatsApp gibi oldukça aktif kullanılan platformları da bünyesinde barındırdığını söyledi. Instagram’da herkesin kendi görsel dilini yarattığından, uzunca bir text ile anlatabilecek şeylerin, yalnızca bir görselle çok daha anlamlı bir şekilde paylaşabildiğinden bahsedildi.

“We don’t need managers, we need editors…”

Özge Hanım ve Ercüment Hoca etkinlikte; content yaratmanın oldukça önemli olduğunu ve artık markaların ajanslarla çalışmak yerine kendi içlerinde içerik üretimine başladıklarından bahsetti. Örneğin; Coca Cola’nın içerik üreten bir departman kurduğu ve P&G ‘nin pazarlama departmanının adını değiştirdiğinden söz edildi. Marka yönetimi, pazarlama yaklaşımıyla değil, editör bakış açısıyla yaklaşılması gerektiği söylendi.

drone-facebook

Gilan konuşmasında “Integrated marketing”in de önemine değindi. Aynı mesajı benzer formatlarda söyleyerek, farklı mecralara entegre etmenin önemli olduğunu söyledi. Integrated marketinge örnek olarak Gilan; Coca Cola’nın markaların reklam verebilmek için yarıştığı Super Bowl’da yayınladığı “America is beautiful” kampanyasından söz etti. Marka yaptığı iletişimde dil, din, ırk gibi farklılıkların Amerika’yı çok daha güzel bir ülke haline getirdiği ve böyle bir ülkede yaşamanın oldukça güzel olduğundan bahsediyor… Üstelik bu reklamın yalnızca Super Bowl’la sınırlandırmıyor, sonrasında da Facebook’ta bu uygulamayı devam ettirdiğinden bahsedildi.

Katılımcıların soruları ile interaktif bir şekilde gerçekleşen sohbette Gilan’ın; Facebook’un internet erişimi olmayan yerlere “drone’ lar”  ile interneti götürerek insanların bilgiye hızlıca ulaşmalarını sağladıkları vurgusunu yapması ile sona erdi.

Didem Özkaymaz & Gizem Çimen

Türkiye’ye baleyi sevdiren adam: Tan Sağtürk

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal İletişim Yüksek Lisans Programı; Ustalarla Buluşma dersinin bu haftaki konuğu Tan Sağtürk’tü. Baleden, kızı Ada’ya, açtığı dans okullarına kadar hayatına ve işine dair pekçok şeyi öğrencilerle paylaşan Tan Sağtürk ile keyifli bir buluşma gerçekleştirildi.

bilgi_un

Bale denince akla gelen ilk  isim olan Tan Sağtürk, Fransa Devlet Balesi ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi baş dansçılığının ardından açtığı dans okullarıyla dansa ve baleye büyük katkı sağlayan bir isim. Bugünlerde İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Tan Sağtürk Akademi’nin gerçekleştireceği dev işbirliğiyle gündemde. Bu işbirliği kapsamında, Bilgi Üniversitesi bünyesinde hem profesyonel dansçı ve dans öğretmeni, hem de koreograflar yetiştirilecek ve sektöre kazandırılacak.

10891885_10152650623889023_515885688316757235_n“Ortadoğu’da, Müslüman bir ülkede balet olmak”

Tan Sağtürk bu yenilikçi iş birliğinin yanı sıra derste, Müslüman bir ülkede balet olmanın ve baleyi tanıtmanın zorluklarına da değindi. Balenin çalışma şartlarının ve disiplininin zorluklarına ek olarak Türkiye’de baleyi tanıtmak gibi de bir misyona sahip olmanın oldukça zor olduğundan bahseden Tan Sağtürk; Fransa’da erkek dansçılara tapılırken, Türkiye’de kendilerine bambaşka bir gözle bakıldığını ve  baleyi anlattıkça daha çok ilgi çektiğini, önyargıların kaybolduğunu/ azaldığını söyledi.

12 bin öğrenciyi dansla buluşturan dev bir okul: Tan Sağtürk Akademi

Tan Sağtürk’ün 14 yıl önce kurduğu ve  yaklaşık 12 bin öğrenciyi bünyesinde bulunduran bu dev okul, Dünya’nın en büyük ve en kalabalık dans okulu. Üstelik yalnızca İstanbul’da değil, Samsun, Trabzon, Diyarbakır, İzmir ve Mardin gibi Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veriyorlar. Derste, Tan Sağtürk, dans okullunun bu denli büyümesinin ve başarısının sırrını “yaratılan şeyin üstünde çok çalışmak’ olduğunu söyledi.

Tan Sağtürk Akademi’nin kurumsallaşma süreci

Akademi’nin kurumsallaşması sürecinde; önlerinde bir örnek olmayışından dolayı başta oldukça zorlandıklarına değinen Sağtürk, sistemi oturtmaya çalıştıklarını ve dans okullarının şimdi organik ve butik bir yapıya dönüştüğünü söyledi.  Okulda “kim hasta, kimin ne sorunu var” bunları bilmenin, öğrencileri tanımanın çok önemli olduğuna değinen Sağtürk; Tan Sağtürk Akademi’nin bu başarısının tesadüf olmadığını bu şekilde belirtti.

untitled“Keşke bale izleyen, operaya giden milletvekillerimiz, bakanlarımız olsa…”

Sağtürk son olarak; Karşı tarafa nefes aldıran, duygularını yansıtan ve “hayattasın, yaşıyorsun” diyen ‘sanat’ gibi güzel bir şey varken, sanata değer verilmemesini anlamlandıramadığı ve bale izleyen, operaya giden milletvekillerine, bakanlara ihtiyacımız olduğunu sözlerine ekledi.

Didem Özkaymaz

Şirketler İçin Yapılabilecek En İyi Yatırım: İş Sağlığı ve Güvenliği

Her Cuma 19:00 ‘da İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul kampüsünde gerçekleştirilen Kurumsal İletişim Yüksek Lisans Programı; Ustalarla Buluşma dersinin bu haftaki konuğu Tekfen Holding Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Esra Tüzgiray’dı.

10863711_381869635304514_489784940_n

Derste Tüzgiray, Tekfen Holding’in faaliyet gösterdiği alanlardan ve holdingten bahsederek başladığı konuşmasında;  kurumsal iletişime ve  kriz yönetimine dair bilgiler paylaştı ve iş sağlığı güvenliğinin önemine değindi.

“Gündemi sürekli değişen bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle, Türkiye’de ve Dünya’da olup bitenleri bilmek ve gündemi takip etmek önemli. “

Tüzgiray, bu meslekte iyi olmak isteyenlere önerilerini şöyle sıraladı;

  • Ekran Resmi 2014-12-13 18.54.15Medya ve basın takibi yapmak – Türkiye’de ve Dünya’da olup bitenleri bilmenin, gündemi takip etmek- önemli
  • Rakiplerinin ne yaptığını takip etmek
  • Yapılan işten zarar edilmiş olsa bile, bakın şöyle işler de yapıyoruz demek
  • Basın ile yakın ilişkide olmak ancak mesafeyi korumak önemli
  • Çalışılan ajanslarla iyi ilişki kurmak, ast üst ilişkisi kurmamak gerek. Düzgün brief vermek önemli

 

“Kurumsal İletişim, iç iletişimdir”

10866782_381869598637851_805619265_n

Tüzgiray, 15.000 çalışanı olan Tekfen Holding’te çalışanlarda aidiyet duygusu yaratmanın, onları memnun ve mutlu etmenin önemli olduğuna ve bu nedenle iç iletişimin oldukça önemli olduğuna değindi. Bu doğrultuda da, Tekfen Holding içerisinde ödüllü yarışmalar düzenlendiğini, her yıl Mayıs-Haziran aylarında kıdem ödül törenleri yaptıklarını söyledi. Aynı zamanda yayın koordinatörlüğünü yaptığı ve  üç ayda bir yayınladıkları T-bülten dergisi ile de bu duyguyu pekiştirdiklerini ifade etti.

Ekran Resmi 2014-12-13 19.04.18

Konuşmasında Tekfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk projelerine de değinen Esra Hanım: “Eğer petrol platformu yapıyorsanız, görünürlüğünüzü ve bilinilirliğinizi artırmak için sosyal sorumluluk projeleri  yapmak oldukça önemli” dedi. Bu doğrultuda da; İKSV’ye ve bienallere destek verdiklerini, 1992 yılından beri faaliyet gösteren Tekfen Filarmoni Orkestrası ile çok sayıda konser düzenlediklerini, Ziyaret Tepe kazısına destek verdiklerini ve birçok öğrenciye de burs olanağı sağladıklarını belirtti.

“Şirketler için yapılabilecek en iyi yatırım: iş sağlığı ve güvenliğidir”

Son olarak, konuşmasında iş sağlığı ve güvenliği konusuna değinen Tüzgiray, Tekfen Holding’te 300 iş sağlığı uzmanının çalıştığını ve mümkün olduğu kadar bunun teşviki için de çalıştıklarını söyledi. Soma faciasına ve Mecidiyeköy’de yaşanan iş kazasına değindi.

Didem Özkaymaz

TÜHİD’DE YEPYENİ BİR DÖNEM

İstanbul Bilgi Üniversitesi  PRCC – Kurumsal İletişim Yüksek Lisans Programı; PUB 521- Ustalarla Buluşma dersinin bu haftaki konuğu TÜHİD’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Gonca Karakaş’tı. Derste Karakaş, öğrencilerle halkla ilişkiler sektörüne girişinden, TÜHİD’ in yeni yapılanmasına ve sektördeki deneyimlerine dair bilgiler paylaştı.

tuhid_small

1990 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyasal Bilgiler ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra 5 yıl bankacılık yapan, ardından da 1995 yılında Effect Halkla İlişkiler ve Multimedia’yı kuran Gonca Karakaş 23 Haziran 2014’te TÜHİD Yönetim Kurulu Başkanlığına getirildi. Yaklaşık 10 yıl önce Fügen Toksü’ nün kendisini çağırmasıyla TÜHİD’ e üye olduğuna değinen Karakaş, TÜHİD’ in yeni döneminde halkla ilişkiler sektörü çalışanları ve genç iletişimciler için yeni projeler geliştirdiklerini belirtti.

manset_1402569540“Genç TÜHİD ile halkla ilişkiler mezunlarını sektöre yönlendirmek istiyoruz”

Türkiye’de yaklaşık 2.000 tane halkla ilişkiler şirketinin olmasına rağmen TÜHİD’ in yalnızca 200 üyesinin olduğuna değinen Karakaş, bu rakamın oldukça düşük kaldığını söyledi. TÜHİD’ in üye sayısını arttırmak ve sektördeki deneyimli isimler ile genç iletişimcileri bir araya getirmek için Genç TÜHİD’ i kurduklarından bahseden Karakaş, Bilgi Üniversitesi’nin Genç TÜHİD’ in en büyük destekçilerinden biri olduğunu belirtti. Akla gelen ilk 10 halkla ilişkiler firmasının çalışanlarının çok çok azının iletişim fakültesi mezunu olduğunu ve halkla ilişkiler bölümü mezunlarının sektöre yönlendirilmesi gerektiğine de değinen Karakaş, bu sayının artması gerektiğini ve genç iletişimciler için platformlar oluşturulacağını söyledi. Karakaş, Bilgi Üniversitesinde bir prototip oluşturup; akademisyenlerin, TÜHİD yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve sektör çalışanlarının öğrencilerle buluşacağı ve mentorluk yapacağı bir ortam düşündüklerini, bu program sayesinde de öğrencilerin önemli bir network elde edeceklerini belirtti. Daha sonra bu programı Anadolu’daki diğer üniversitelere ulaştırmak ve oradaki öğrencilerle buluşmak istediklerini de sözlerine ekledi.

 

prccTürkiye’de STK’lara üye olan kişi sayısı neden bu kadar az?

Yalnızca TÜHİD için değil IPRA, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği, Chain de Rotisseurs ve Ailem Olsun Derneği için de çalışan Gonca Karakaş, STK’larda yer almanın oldukça önemli olmasına rağmen; Türkiye’de herhangi bir STK’ya üye olan kişi sayısının oldukça az olduğunu; oysa Avrupa’da, Kanada’da daha lisedeyken çocukların STK’larda çalıştığını belirtti. Karakaş, herkesin bir STK’da çalışması gerektiğini, karşılıksız olarak bir yere kendini vermenin çok önemli olduğunu ve bu nedenle 0-7 yaş arasında annelerden alınan eğitimin oldukça önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

“Türkiye’de Halkla İlişkiler hakkındaki genel algı ortadan kalkıyor”

Halkla İlişkiler hakkındaki yanlış algıya da değinen Karakaş, yaptıkları etkinliklerle, Anadolu’nun dört bir yanında gerçekleştirdikleri toplantılarla PR’ ın aslında ne olduğunu anlattıklarını ve yalnızca TÜHİD’in değil KİD ve İDA’ nın da çalışmaları sayesinde de bu algının azaldığını söyledi. 

Gonca Karakaş’ın TÜHİD’ in yeni yapılanmasından ve sektöre nasıl girdiğinden bahsettiği, sektördeki deneyimlerini paylaştığı PUB 521-Ustalarla Buluşma dersi Karakaş’ın öğrencilerin sorularını cevaplamasıyla sona erdi.

*Eğer ‘en kısa zamanda TÜHİD’ in gerçekleştirdiği bir toplantıda yer almak istiyorum’ derseniz TÜHİD’ in 20 Kasım’daki toplantısında Ahmet Ümit’in de olacağını hatırlatalım.

Didem Özkaymaz