Stratejik İletişim ve Fazlası

12933056_10207323330534115_265052440502478202_nİstanbul Bilgi Üniversitesi Kurumsal iletişim yüksek lisans programı kapsamında gerçekleşen Ustalarla Buluşma seminerlerinde bu hafta IMAGE Halkla İlişkiler ve Strateji Tanıtım Yönetim Kurulu Başkanı Canan Noyan bizlere Stratejik İletişim alanındaki tecrübelerini paylaştı. Marmara Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler mezunu olan Noyan, Betül Mardin ortaklığında olan IMAGE’ı kurmadan önce bir takım staj çalışmaları yapmış daha sonra  A ve B grup’ ta çalışırken Betül Mardin ile yolları çakışmış. Alaeddin Asna sayesinde burada çalışmaya başlamış. Buradaki çalışma süresince Betül Mardin ile olan ilişkileri ilerleterek Onun sayesinde Zihni Holding’e geçiş yapmış. Daha sonra 1987 yılında Betül Mardin ile birlikte IMAGE Halkla İlişkiler’i kurmuşlar. O zamanlar açtıklarında olan tüm ortaklar halen durmasa da Canan Noyan resmi anlamda yönetim kurulu başkanı olarak Betül Mardin ise bir kaç senedir onursal başkan olarak devam ediyor. IPRA ile olan ilişkisi ise Betül Mardin’den dolayı oluyor.
TUHİD ile ise eskiden bu yana rahmetli Alaeddin Asna’nın başkanlığından beri başta sekreter olarak başlıyor. Daha sonradan başka bir arkadaşı vesilesiyle yönetim kurulunda da yer alıyor. Şu anda da etik konusunda dernek ile ilişkisi devam etmekte.

“Biz sokak çocuğuyuz” diyor Canan Noyan, kendini ve iş arkadaşlarını tanımlarken ve pratik bilgiler vereceğinin altını çiziyor.

Ajans dilinden bize hangi sorular ile başarılı olabileceğimizi anlatıyor.
Bir müşteri geldiğinde ne yaparız?
Müşterinin hangi durumdan nereye gelmesini istiyoruz?

Canan Hanım’a göre herşeyin bir matematiği var, bu işi sadece yaratıcılığa dayandırmamalıyız. Matematiği iyi kurduğumuzda ne yönde tavır alırsak sonuç aşağı yukarı o yönde gelişir.

Örnek üzerinden gitmek gerekirse; bir holding alıyorsunuz ve bu holding Amerikalı ortaklar ile çalışıyor. O zaman bu holding stratejisi daha farklı şekilleniyor. Çok uluslu ve uzun geçmişli uluslararası şirketlerin zaten ana stratejileri belli onu sadece kültüre , tur ve hedef kitleye göre şekillendirmek kalıyor.

İç ilişkiler konusuna değiniyor Canan Hanım ve yeni yaptıkları bir işi anlatarak bu konuyu destekler şekilde bilgilendiriyor.

En önemli nokta yönetimle çalışanlar arasındaki interaktif iletişim. Artık hem yönetimden hemde çalışandan geliyor stratejiler. Örnek vermek gerekirse; yabancı bir şirketin kurum kültürüyle ECA’nın kültürü aynı olmayabilir. Tabi ki bu çok doğal; hem stratejisine uygun bir plan yapmalıyız hem de kültür kuramını göz önünde bulundurmalıyız.
Önemli noktalardan bir tanesi de altyazıyı iyi dinlemek, alt siparişi iyi almak, müşteriyi iyi anlamak. İşimiz buna göre şekillenirse daha kaygan bir iş ortaya çıkıyor.
Peki başarılı bir strateji planı neler başarabilir?
Şu an neredeyiz? Nerede olmak istiyoruz?
Başarımı nasıl ölçerek?
Olmak istediğimiz yere nasıl ulaşırız?
SWOT çok önemli, her şirketin mutlaka olmazsa olmazı.
Zayıf veya güçlü yönleri neler? Oluşabilecek tehtid ve fırsatlar neler?
Bir şirketin genel tablosunda güçlü oluşu ve fırsatları her zaman daha fazla olmalı.

Bir holding ile butik şirketin stratejileri eşit olamaz. Holdingler çatı iletişimini 12938366_10156683406355125_4404644303078227077_nyapmalıdırlar.
Bu bütün şirketin aynı yöne gideceğinin altını çizen bir iletişim şeklidir. Mesajları oluşturulduktan sonra her bültende her röportajda her işte aynı mesajı dile getirmelisiniz. Buna aynı zamanda “Branding” deniyor. Bir kimlik yumurtası oluşturuyoruz, o holding’in can damarı ne? Buna bankaların kimlik yumurtasının güven olması örneğini verebiliriz.

Gündeme geçince Canan Hanım sürdürülebilirlik, lider olabilme, sosyal sorumluluk gibi konularda bugün ne kadar hassas olduğumuzdan bahsediyor.
Sponsorluk ile sosyal sorumluluk aynı şey mi?
Hayır; gerçekten toplumun bir yarasına deva olmak için bir proje üretiliyorsa bu sosyal sorumluluk adı altında gerçekleşiyor.

Şirket olarak yeniliklere açık olması çok önemli. Peki biz şirketlere ne diyoruz?

Senin iletişim anayasan bu şekilde, senin mesajların bunlar, senin kimliğin bunun üstüne oturmalıyız şeklinde geri dönüşler yaparak onları hep bilgilendirmeliyiz.

Genellikle holding yapısı altında 2 sözcü bulunur; birincisi yönetim kurulu başkanı ikincisi de CEO’dur. Her ikisi de farklı şeylerden bahsetmelidir konuşmalarında; genelde CEO şirket başarısı ve daha ticari konularda bilgilendirme yapmalıdır.
İç ve dış iletişimden bahsederken Canan Hanım onların görevini kontrol altında tutmamız gerektiğini söylüyor. Sözcü iletişimini de kendilerinin yaptığını ve örneğin CEO’nun ne söylemesi gerektiğine kadar tanımlamaları gerektiğini paylaşıyor. Bir şirketin misyonu değişmiş ise ve bu misyonu şirkete olumlu ve en kısa sürede yaymak istiyorsan üç iletişimin çok önemli. Dış iletişimde müşterinin bunun kokusunu alması için iç iletişimin kuvvetli olması gerekiyor. İşi veya proje ne ise önceden bunu şubelere yaymak, yaşatmaya çalışmak çalışanlarda aidiyet duygusunu sağlayacaktır.

“Size Albank ile yaptığımız bir projeden bahsetmek istiyorum”

Akbank’da çalışanları motive etmek için lanse edilen bir programın içeriğini paylaştı, Akbank’da yeni bir oluşum süreci. Cep telefonlarının  içinde bir bilgi akışı var, ve şirket içindeki bilgi akışı burada paylaşılıyor ve Akbank’da çalışanlar bu bilgi akışına göre ofis hayatını düzenleyebiliyor.

Bir diğer kilit nokta hedef kitle. Hedefi doğru saptamak gerçekten çok önemli. Hedef kitle artık her şirket için çok değişken, kitleyi işte, evde, parkta yakalayabilmek çok önemli.

YAZI: DENİZ MUŞTU

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s